Kitap Koleksiyonunu Şık Şekilde Sergileme
Kitaplığın önünden geçerken "burası biraz dağınık görünüyor" diye düşündünüz mü hiç? Raflar dolu, kitaplar yerinde, ama göz bir türlü dinlenmiyor. Sorun genelde kitap sayısı değil, kitapların birbiriyle kurduğu ilişki. Doğru bir kütüphane raf dekorasyonu, elinizdeki koleksiyonu olduğu gibi bırakıp yalnızca diziliş mantığını değiştirerek odanın en çekici köşesine dönüştürebilir. Aşağıda, kendi başınıza bir hafta sonunda uygulayabileceğiniz bir yol haritası var: hangi sorunun cevabını arıyorsanız oradan başlayın.
Kitapları neye göre dizmeliyim: renk mi, boyut mu, konu mu?
En sık sorulan soru bu ve tek bir doğru cevabı yok. Cevap, rafı ne kadar kullandığınıza bağlı.
Renk sırasına göre dizim görsel olarak en çarpıcı sonucu verir. Kitap sırtları bir gradyan oluşturduğunda raf, tablo gibi okunur. Ama kitaplarınızı sık sık okumak için alıp geri koyuyorsanız, hangi kitabın nerede olduğunu hatırlamak zorlaşır. Bu yöntem, koleksiyonun büyük kısmını "okunmuş ve saklanan" kitaplar oluşturuyorsa çok iyi çalışır.
Boyuta göre dizim en sakin görüntüyü verir. Yükseklikler kademeli azaldığında göz rafı yumuşak bir çizgi olarak algılar. Karışık boylardaki bir koleksiyonda dağınıklık hissinin baş sebebi zaten testere dişi gibi inip çıkan sırtlardır.
Konuya göre dizim işlevsel olarak en rahatı. Görsel düzeni bu yöntemde renk yerine gruplama sağlar: her raf kendi içinde bir bütün olur.
Pratikte en iyi sonuç melez yaklaşımla gelir: rafları konuya göre bölün, her raf içinde boy sırası kurun, sonra da uyumsuz duran birkaç kitabı renk mantığıyla yer değiştirin.
Rafı boşaltmadan başlanabilir mi?
Hayır, ve bunu atlamak en çok pişmanlık yaratan adım. Tüm kitapları çıkarıp yere yığın halinde ayırmadan neye sahip olduğunuzu göremezsiniz. Sıralama şöyle işliyor:
- Rafı tamamen boşaltın, tozunu alın, gevşek vidaları sıkın.
- Kitapları yerde üç yığına ayırın: sık kullanılanlar, saklananlar, gidecekler.
- Gidecekler yığınını gerçekten çıkarın; rafın yüzde 15-20'si boş kalmalı.
- Kalan kitapları boy ve renge göre ön eleme yapın.
- Ancak bundan sonra rafa yerleştirmeye başlayın.
Boşluk bırakma meselesi kulağa israf gibi geliyor olabilir. Oysa tıka basa dolu bir raf, içindeki hiçbir kitabı öne çıkarmaz. Nefes alan raf, bakan kişinin gözünü yönlendirir. Bu mantık aslında duvara tablo ve dekoratif obje yerleştirirken kullanılan boşluk mantığının aynısı.
Dikey mi yatay mı: kitapları yan yatırmak doğru mu?
Doğru, hatta gerekli. Her rafta bir veya iki küçük yatay yığın oluşturmak dizilişin monotonluğunu kırar. Yatay yığınlar aynı zamanda:
- Dikey dizilere doğal bir "destek" görevi yapar, kitapların devrilmesini önler.
- Üzerine küçük bir obje koyabileceğiniz platform oluşturur.
- Büyük boy sanat ve fotoğraf kitapları için en sağlıklı saklama biçimidir; ciltleri zorlanmaz.
Kural olarak bir rafta üçten fazla yatay yığın olmasın ve bu yığınlar üst üste gelmesin. Yığınlar rafın farklı noktalarına dağılmalı; böylece göz raftan rafa zikzak çizerek ilerler.
Kitapların arasına ne koyulur, ne koyulmaz?
Raf dekorasyonunun püf noktası burada. Kitap dışı objeler doğru seçilirse raf koleksiyon gibi, yanlış seçilirse dükkan vitrini gibi görünür.
İyi çalışanlar: küçük saksılar ve sarkan yeşillikler, tek renk seramik kaseler, çerçeveli küçük bir fotoğraf, ahşap bir kutu, kitap tutucu görevi görecek taş veya heykel formunda ağır bir obje.
Zorlayanlar: çok sayıda küçük biblo, aynı boyda üç dört çerçeve yan yana, parlak renkli plastik objeler, üzerinde yazı olan dekoratif kutular. Bunlar kitap sırtlarındaki yazılarla yarışır ve gürültü yaratır.
Renk seçiminde odanın genel paletine bağlı kalın. Kitap sırtları zaten kontrolünüz dışında rengarenk; eklediğiniz objeler nötr kalırsa denge kurulur. Uyumlu renk kombinasyonları üzerine düşünürken kitap kapaklarını da paletin bir parçası saymak işinizi kolaylaştırır.
Raf arkasını boyamak veya kaplamak mantıklı mı?
Çok etkili ve düşük maliyetli bir hamle. Rafın arka panelini odanın duvarından bir ton koyu bir renge boyadığınızda kitaplar öne çıkar, raf derinlik kazanır. Boyama işine kalkışmak istemiyorsanız arka panele kesilmiş duvar kağıdı veya kumaş yapıştırmak da aynı etkiyi verir. Kendi elinizle duvar boyama konusundaki temel hazırlık adımları burada da geçerli: zımpara, astar, ince rulo.
Işık olmadan raf neden sönük görünüyor?
Çünkü kitap sırtları ışığı yansıtmaz, emer. Tavandaki genel aydınlatma rafın üst kısmını aydınlatırken alt rafları gölgede bırakır. Çözümler basit:
- Raf altlarına ince LED şerit yapıştırmak; kablo kanalını raf kenarına gizleyin.
- Rafın yanına yerden yükselen bir lambader koymak.
- Pilli, yapışkanlı spot lambaları tek tek rafların iç köşesine yerleştirmek.
Işığın renk sıcaklığı 2700-3000 K aralığında kalsın; beyaz ışık kitaplığı ofis rafına çevirir. Odalara göre ışık seçimi ve yerleşimi konusunda kütüphane, "okuma alanı" değilse bile atmosfer aydınlatması ister.
Düzeni nasıl korurum?
Yeni gelen kitabı rastgele bir boşluğa sıkıştırdığınız gün düzen bozulmaya başlar. Kendin