Salon Dekorasyonuna Başlayanlar İçin Temel Kurallar
Salonun kapısında durup içeriye bakın. Gözünüz ilk nereye gidiyor? Cevap "hiçbir yere, her şey karışık" ise, aslında dekorasyon probleminiz renk ya da mobilya değil, düzen problemidir. Salon dekorasyonu yapma işine girişen çoğu kişi yanlış sırayla başlıyor: önce yastık ve tablo alıyor, sonra kanepeyi nereye koyacağını düşünüyor. Doğru sıra tam tersi. Aşağıda, kendi başına uygulamak isteyen biri için mantıklı bir sıra ve yol boyunca aklınıza gelecek soruların cevapları var.
Nereden başlamalıyım: renk mi, mobilya mı?
Mobilya. Daha net söylemek gerekirse odanın ölçüsünden ve kullanım biçiminden başlamalısınız. Renk, mobilya yerleşimi belirlendikten sonra alınacak bir karardır; çünkü hangi yüzeyin ne kadar görüneceğini ancak yerleşimi bilerek kestirebilirsiniz.
Peki ölçmeye nereden başlanır? Şunları bir kâğıda yazın:
- Odanın en ve boyu, kapı ile pencerelerin duvardaki yerleri
- Radyatör, priz ve televizyon bağlantısının konumu
- Kapıdan pencereye, kapıdan mutfağa doğru yürüme hatları
- Salonu kaç kişiyle, hangi saatlerde ve ne için kullandığınız
Son madde en çok atlanandır. Akşam üçünüz film izliyorsanız kurgu, sık sık kalabalık misafir ağırlıyorsanız kurgudan farklı olmalı. Alan analizi ile mobilya yerleşimi planlamayı anlatan ayrıntılı rehber tam bu aşamada işinize yarar.
Mobilyayı duvara mı yaslamalıyım?
Küçük salonlarda genellikle evet, ama her parçayı duvara dizmek zorunlu değil. Kanepenin arkasında 10-15 cm boşluk bırakmak odayı daha ferah gösterir. Büyük salonlarda tüm mobilyayı kenarlara itmek ortada kullanılmayan bir çöl yaratır; bunun yerine oturma grubunu bir halının etrafında toplayıp odayı iki bölgeye ayırmak daha iyi sonuç verir.
Uygulamada işe yarayan birkaç ölçü:
- Sehpa ile kanepe arası: 35-45 cm
- Ana geçiş yolu genişliği: en az 70-80 cm
- Televizyon ile oturma yeri arası: ekran köşegeninin yaklaşık 2-2,5 katı
- Halı, oturma grubunun ön ayaklarını içine alacak büyüklükte olmalı
Kanepeyi taşımadan denemek mümkün mü? Evet. Gazete kâğıdı ya da maskeleme bandıyla mobilyanın izini yere çizin, bir iki gün o düzenle yaşayın. Kolunuzu incitmeden fikir değiştirmenin en ucuz yolu bu.
Renkleri nasıl seçeceğim, yanlış yaparsam ne olur?
Renkte hata yapma korkusunu azaltan basit bir dağılım var: büyük yüzeyler sakin, orta yüzeyler karakterli, küçük yüzeyler cesur. Duvar ve büyük mobilya nötr; halı, perde, koltuk gibi orta ölçekli parçalar belirgin bir ton; yastık, vazo, tablo gibi küçük parçalar ise en canlı renkler. Bu dağılımda canını sıkan şeyi değiştirmek bir yastık masrafı kadardır.
Kaç renk kullanmalıyım?
Üç yeterli: bir ana ton, bir yardımcı ton, bir vurgu. Ana ton yüzeylerin yaklaşık üçte ikisini kaplar, yardımcı ton kalanın büyük kısmını, vurgu ise sadece göz çekmek için kullanılır. Renk paletleri konusunu ayrıntılı ele alan sayfada barışık kombinasyon örnekleri bulabilirsiniz.
Duvarı kendim boyamak istiyorum, hangi renk daha affedici? Kırık beyaz, açık grej ve soluk sıcak griler hem ışığı iyi yansıtır hem de mobilyanızla kavga etmez. Koyu renk istiyorsanız tek duvarda deneyin; özellikle televizyonun bulunduğu duvar koyu olduğunda ekranın parlaklığı gözü daha az yorar. Boya işine girişmeden önce duvar boyama rehberindeki hazırlık adımlarını atlamayın; sonucun yüzde yetmişi hazırlıkta belirlenir.
Işıklandırmada en sık yapılan hata nedir?
Tek bir tavan avizesine tüm işi yüklemek. Tepeden gelen tek kaynak yüzleri düzleştirir, köşeleri karanlıkta bırakır, odayı olduğundan küçük gösterir. Çözüm, ışığı katmanlamak:
- Genel ışık: tavan armatürü ya da spotlar, odanın temel aydınlığı
- İşlev ışığı: okuma köşesindeki lambader, çalışma masası lambası
- Atmosfer ışığı: raf altı şerit, masa lambası, mum grupları
Ampul rengi ne olmalı? Salonda 2700-3000 K aralığındaki sıcak beyaz genellikle doğru seçim. Ama tüm ampuller aynı tonda olsun; bir yanda sarı, öbür yanda mavimsi beyaz kullanmak odayı huzursuz gösterir. Farklı odalara uygun ışık seçimi ve yerleşimi konusuna ayrılmış sayfa, mutfak ve yatak odası için farklılaşan değerleri de kapsıyor.
Küçük salonu ışıkla büyütebilir miyim? Kısmen. Pencereye dik bir duvara ayna yerleştirmek doğal ışığı odanın içine taşır. Ağır ve koyu perdeler yerine ince tül ile yanlarda toplanabilen bir katman kullanmak da pencerenin bütün genişliğini kazandırır. Perdeleri tavana yakın asmak duvarı uzun gösterir; bu, uygulaması en kolay ve etkisi en görünür müdahalelerden biridir.
Ne zaman "bitti" diyeceğim?
Bitmiş bir salonda gözün dinlendiği boşluklar vardır. Her rafın, her duvarın, her sehpanın dolu olması gerekmez; aksine kasıtlı boşluk dekorasyonun en ileri adımıdır. Tabloları, aynaları ve dekoratif objeleri yerleştirirken şu üç soruyu sorun: Bu obje bir işlev mi görüyor, bir anı mı taşıyor, yoksa sadece boşluğu mu dolduruyor? Üçüncüsüyse kaldırın.
Salonu tek hafta sonunda bitirmeye çalışmak, çoğu zaman pişman olacağınız hızlı alışverişlere yol açar. Önce yerleşimi çözün, iki hafta öyle yaşayın; sonra r