Ev dekorasyonunu kendi ellerinizle yapın

Salon Duvarlarını Renklendirmede Başlangıçtan Bitişe

Salonun duvarını boyamaya karar verdiniz, kova kova renk kartelası karıştırdınız ama hâlâ "bu renk bizim evde nasıl durur?" sorusunun cevabını bulamadınız. Bu his çok yaygın. Çünkü salon duvar rengi seçimi aslında bir zevk meselesi olmaktan çok, ışığı, mobilyayı ve odanın ölçülerini birlikte okuma işidir. Aşağıda, karteladan aldığınız o küçük kâğıt parçasından duvarın son katına kadar giden yolu, en sık sorulan sorular üzerinden adım adım gidiyoruz.

Renge nereden başlanır: duvardan mı, mobilyadan mı?

Kısa cevap: duvardan başlamayın. Duvar, odanın en büyük yüzeyi olduğu için insan içgüdüsel olarak oradan başlamak istiyor, ama duvarı boyamak bir kanepeyi değiştirmekten çok daha kolay. Bu yüzden mantık şu: değiştirmesi zor olan neyse, renk onun etrafında kurulur.

Peki elimde neye bakacağım? Salonda genelde üç sabit vardır:

  • Zeminin tonu (sıcak sarımsı parke mi, gri laminat mı, karo mu?)
  • Büyük mobilyanın rengi ve kumaş dokusu
  • Pencerenin yönü ve gün içinde odaya giren ışığın rengi

Bu üçünü not aldıktan sonra kartelaya bakmak çok daha kolaylaşır. Sıcak sarımsı bir parkenin üzerine soğuk mavi-gri bir duvar koyarsanız iki taraf birbirini iter; oda hem sıcak hem soğuk görünür ve nedenini bulamazsınız. Renkler arası uyum konusunda daha derin çalışmak isterseniz sitede renk paletleri ve kombinasyonlar üzerine ayrı bir rehber var, oraya da göz atmakta fayda var.

Işık yönü rengi ne kadar değiştirir?

Sandığınızdan çok fazla. Kuzeye bakan salonlarda gün ışığı mavimsi ve düz gelir; oradaki beyazlar hafif soğuk, hafif "hastane" hissi verebilir. Güneye bakan salonlarda ise aynı beyaz krem gibi görünür. Bu yüzden bir rengi "internetteki fotoğrafta güzeldi" diye almak neredeyse her zaman hayal kırıklığı yaratır.

  • Kuzey cephe: içinde çok az sarı veya kum tonu olan renkler daha dengeli durur.
  • Güney cephe: daha nötr, hatta serin tonları rahatça kullanabilirsiniz.
  • Az pencereli, koyu salon: koyu renkten kaçmak yerine, tek duvarda koyu + diğerlerinde açık ton denemesi yapın.

Test etmeden karar vermek neden bu kadar riskli?

Çünkü karteladaki 3x5 cm'lik kâğıt, 12 metrekarelik bir duvarda aynı renk değildir. Renk, yüzey büyüdükçe koyulaşır ve doygunlaşır. "Açık bej alayım" diyip duvarı boyadıktan sonra "bu neden hardal oldu?" demenizin sebebi tam olarak bu.

Doğru test nasıl yapılır?

  1. Beğendiğiniz 2-3 rengin en küçük kutusunu alın (deneme boyları çoğu yerde satılıyor).
  2. Doğrudan duvara değil, beyaz mukavva veya kalın kâğıda en az 40x40 cm boyunda sürün. İki kat sürün, tek kat yanıltır.
  3. Kuruyunca bu kartonları duvarın farklı noktalarına, farklı yükseklikte bantlayın.
  4. Aynı renge sabah, öğleden sonra ve akşam lamba açıkken bakın. En az bir gün bekleyin.
  5. Kanepenin yastığını, perdeyi veya halının bir köşesini kartonun yanına getirip birlikte bakın.

Kartonla test etmenin bir avantajı daha var: taşınabilir. Kartonu duvarda gezdirerek rengin köşede, pencere kenarında ve mobilya arkasında nasıl değiştiğini görürsünüz. Akşam aydınlatması da bu denklemin parçası; sarı ışıklı bir salonda soğuk gri, bambaşka bir renge dönüşür. Işık seçimi ve yerleşimiyle ilgili yazıyı okumak, renk kararınızı da netleştirir.

Malzeme kısmında nerede tasarruf edilir, nerede edilmez?

En sık sorulan soru bu. Cevap net: boyada tasarruf edilmez, aparatta edilebilir. Kalitesiz boya daha az örter, üç kat gerektirir, iz bırakır ve sonuçta hem daha pahalıya gelir hem yorar. Buna karşılık pahalı rulo saplarına gerek yok.

Salon için ihtiyaç listesi:

  • Silinebilir, mat veya yarı mat iç cephe boyası (salon duvarı parlak bitişte her kusuru gösterir)
  • Astar — özellikle koyudan açığa geçiyorsanız veya duvar yeni sıvalıysa şart
  • Orta tüylü rulo, kenarlar için 5 cm'lik fırça
  • Maskeleme bandı, tavan ve süpürgelik için
  • Naylon örtü, macun ve ince zımpara (150-180 kum)

Kaç litre alacağınızı merak ediyorsanız: duvar alanını hesaplayın (en x yükseklik, pencere ve kapıyı çıkarın), kutunun üzerindeki verim değerine bölün, sonra iki katla çarpın ve üzerine biraz pay bırakın. Aynı renkten sonradan bulmak, farklı üretim partisi yüzünden tonlama sorunu çıkarabilir.

Boyama sırası nasıl olmalı?

Sistemsiz çalışmak, iyi rengi bile kötü gösterir. Sıralama şu şekilde işler:

  1. Mobilyayı odanın ortasına toplayın, zemini örtün.
  2. Duvarı elinizle gezerek çatlak ve delikleri bulun, macunlayın, kuruyunca zımparalayın, tozunu nemli bezle alın.
  3. Bantları çekin, astarı uygulayın ve tam kurumasını bekleyin.
  4. Kenar ve köşeleri fırçayla yapın (kesme), ardından hemen ruloya geçin ki geçişler ıslak kalsın.
  5. Ruloyu W hareketiyle sürün, sonra tek yönde düzeltin. Bir duvarı bitirmeden diğerine geçmeyin.
  6. İlk kat kuruduktan sonra ikinci katı aynı yönde uygulayın. Bantları boya hafif nemliyken, yavaşça çekin.

Uygulama tekniğinin ayrıntısını, rulo baskısından çıkan izleri nasıl önleyeceğinizi merak ediyorsanız duvar boyama rehberinde daha detaylı anlatıldı.

Ren